Ana sayfa

Geceye Emanet

Geceye Emanet, sıradan bir karşılaşmayla başlayan fakat zamanla adı konulamayan derin bir yakınlığa dönüşen içsel bir yolculuğun hikâyesidir. Bir başkasında ruhunun eksik yanını arayan bir adam; dostluk, bağlılık, beklenti ve hayal kırıklıkları arasında kendi hakikatiyle yüzleşir. Ruhsal yakınlık ile duygusal ihtiyaç arasındaki ince çizgiyi sorgulayan eser, insanın gerçek tamamlanmayı bir başkasında değil, kendine dönüşte bulabileceğini anlatır.

Ruhların Hatırladığı Şey

İnsan dünyaya geldiğinde yalnızca bir bedene mi doğar, yoksa daha önce bildiği bir âlemi de unutarak mı gelir?

Belki doğum, yalnızca yeni bir hayatın başlangıcı değildir. Belki insanın daha önce bildiği bir hakikatin üzerine çekilen ilk perdedir. Ruh, bir bedene girerken yalnızca dünyaya gelmez; geldiği yeri, daha önce gördüklerini ve kimleri tanıdığını da unutur.

Beden gözlerini dünyaya açarken ruh, kendi kadim hafızasının kapılarını yavaşça kapatır.